28 Haziran 2008

...


ayrılık, fena bir duygu...
anlayamamak,
çözememek,
kavrayamamak,
acıklı...

gariptir;
bazen hiç unutamayacağımı düşünüyorum,
bazen de aklıma bile gelmiyor...

üzülmek te garip...
neye üzülüyorum?
sevdiği halde gitmesine mi,
yoksa,
sadece gitmesine mi?

acaba birini kendin için değil de,
sadece, o birisi için sevebilir misin?

25 Haziran 2008

kar-ar-sızlık...

en kötü karar kararsızlıktan iyiymiş... belki haklıdırlar, belki de yanılıyorlar... ama bunu söylerken herkes o kadar emin ki, o çok garip...

20 Haziran 2008

ychorus.blogspot.com


size ychorus isimli bir blog sitesi tanıtmak istiyorum...

tavsiye edilenler kısmının (şimdilik) ilk ve tek öğesi olan ychorus'da çok güzel albümlerin bulunmasi bir yana, ayni zamanda radyo özelliğinin bulunması sebebiyle, haftanın belli günleri hoş bir sohbet ve harika müziklerle güzel vakit geçirebiliyorsunuz...

bloga hergün yeni birşeyler yükleyerek, gruplarla ve kişilerle tanışmamı-zı sağlayan ( ve ayrıca harddisklerimizin artık yetersiz kalmasına sebep olan :=) ) tolgaya buradan teşekkürlerimi yinelemek isterim...

çoğunluğu indie tarzında olan müzikleri ve özellikle piyasada pek bulunmayan underground tarzı albümleri rahatlıkla bulabilrisiniz... hatta albümü henüz çıkmamış olan grupları, bunların demo kayıtlarını, vb. müzik marketlerde kesinlikle bulamayacağınız birçok sürprizle de tanışabilirsiniz...

hergün düzenli takip eden kişi sayısı artıyor... dünyanın her yerinden takip edeni de cabası... müzikle ilgileniyorsanız, kesinlikle bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim...

19 Haziran 2008

Bu Sevgidir

Bu Sevgidir

Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir.
Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.

Özdemir Asaf.

16 Haziran 2008

Bir Bir


Bir Bir

Seni bende, beni sende arıyorlar,
Beni senden, seni benden tanıyorlar,
Bir birim gibiyiz tümünün gözünde,
Yarım'larımızı bütün sanıyorlar.

Özdemir Asaf.

10 Haziran 2008

Sorgun Yaylası

hafta sonu arkadaşlarla beraber sorgun yaylasındaydım... temiz ve yemyeşil bir orman... kurbağa sesleri ve balıkları ile masmavi bir göl... karabataklar, ördekler, leylekler ve daha çeşit çeşit kuş türleri... özetle harika bir doğası var... şimdi susma zamanı, söz fotoğrafların...


























29 Mayıs 2008

Aşk...


AŞK

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bi üşütür, bir ağlatır bir güldürürsün,
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.


Özdemir ASAF

27 Mayıs 2008

Pinhani - Zaman Beklemez

2006 yılında çıkan ilk albümleri inandığım masallar'ı ilk dinlediğimde türkçe müzik konusunda fikirlerim ve umutlarım bir anda değişmişti... uzun bir aradan sonra çıkan ikinci albümleri zaman beklemez'i paylaşmak istedim sizinle...
beğenmeniz dileğiyle...

link : Pinhani - Zaman Beklemez

26 Mayıs 2008

kaçmak...


kaçmak...
dolu dizgin...
kurtulduğunu sanmak,
sorunlardan...
ama bilmek aslında,
kaçamadığını...
bile bile yine de kaçmak,
uzaklaşmak hayattan...
böylesi kolayına gelmek...

kaçmak...
ama nereye kadar...

26.05.2008

19 Mayıs 2008

yolculuk...

hayat bir yolculuktur, hem de biz istemeden başlayan... ama başlamıştır işte, geriye dönüş yoktur artık... bize sunulan sadece hangi yöne gideceğimize karar vermektir... bu o kadar zor ve o kadar kolaydır ki...

yaptığımız-yapmadığımız herşey için pişmanlık duyabiliriz ve aslında hiç birşey için pişman olmaya gerek yok... bu ne bir kaderci yaklaşım, ne de tam tersi...

hayat tüm çelişkilerini kendi içinde barındırıyor aslında... ve her daim hayatın sırrını aramakla geçiyor ömürler..

herkesin kendince doğruları ve yanlışları var... doğruyu kim söylüyor, yanlışı kim... herşey bu kadar belirsizken, insanlar nasıl bu kadar emin olabiliyorlar? belki de sorun bendedir... yolculuğa gönülsüz çıkmanın sonuçlarıdır belki de... seçememektir gideceğin yönü... kararsızca beklemektir yolun tam ortasında...

düşünmek, bir ceza olsa gerek...

15 Mayıs 2008

sayıklamalar...




elin kolun bağlanmak ne kadar zordur bilir misin? hiç birşey yapamamak... bakmak öylece ve beklemek... ve acılı ve hüzünlü sonu yaşamak... neden böyle oluyor diye sormak... cevap alamamak...

sorgulamak kendini... ne kadar zordur bilir misin? neyi söyletmek istiyorsanız söyleyeyim, yeter ki bırakın beni, bitsin artık bu sorgu geceleri... ama yok, bitmez... acıları katmer katmer, yeniden yaşamak... unutmak bazen... ama geçici...

ölüm... ne kadar zordur bilir misin? sevdiklerinin bir bir gidişini görmek, hayatından... varlıklarını yalnızca hayallerde hatırlamak... pişman olmak, söyleyemediklerin ve yapamadıkların için... mor leylakların açışını görememek artık... kapatmak gönül gözünü...

gülememek... ne kadar zordur bilir misin? aldığını sandığın nefesten zevk alamamak... kör kuyularda kaybolmak... sevdayı ve aşkı unutmak... dehlizlerinde dolaşmak kabusların...

elin kolun bağlı olmak ne kadar zordur bilir misin? bilme... bilme diyeceğim ama bileceksin bir gün... çünkü, "yaşam yaşanmış şeylerin tekrarından ibarettir"*...

* Friedrich Nietzsche

fotoğraflar üzerine...

fotoğrafların, zamanın özgürlüğünü çaldığını düşünür gündüz vassaf; "...özgürlük, edebiyet ve sonsuzluk duygusundan, zamana bağlı olmamaktan, anın tutsağı olmamaktan, o aldatıcı sihirli anı bir kurtarıcı gibi görüp beklememekten kaynaklanır ..." (cehenneme övgü)


katılmamak elde değil... ama yine de hafıza denen açıklaması güç özelliğimizin, bizimle dalga geçtiği zamanlarda lazım oluyor fotoğraf.. herkesin işi de değil ayrıca... ben mesela henüz anlayamıyorum fotoğraf çekme işinden... ama gariptir fotoğraf sitelerinde sıkça gezinirken yakalıyorum kendimi... ve galiba amatör de olsa fotoğraf çekmek istiyorum... zamanı durdurmak ve sonra ona bakmak, bakmak, ve görmek ...

beğendiğim fotoğraflardan bir kaçını paylaşmak istedim sizinle...


sitem...




umutsuzluk...




mutluluk gözyaşları (!) ...




üzüntü...





saf güzellik...