tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2009

geç kalmayın, zaman akıyor...






geç kalmadan...
sevmeli...
sevginin ve sevdiğinin değerini bilmeli insan...

söyledikçe anlamını ve değerini yitireceğinden korkmayıp,
daha çok seni seviyorum demeli...

elinde fırsat varken, sanki bu onu son kez görüşünmüş gibi,
kocaman ve sıcacık sarılmalı...

kıskanmalı ama,
sınırı aşmadan tadında bırakmalı...

her seferinde hayata dair felsefik laflar olmasa da, konuşmalı insan...
dinlemeli, anlamaya çalışmalı...

her daim geçmişteki hatalardan bahsetmek yerine,
ertelemeden bir şeyleri sonraki zamana,
geleceğe umutla bakarak, anı yaşamalı...

ayrıntılarda boğulup birbirini yormak ve üzmek yerine,
güzellikleri ortaya çıkarmalı insan...

dün izlediğim bir oyundan söz ettim size...
adı geç kalanlar...

gülme krizine girdiğim zamanlar da oldu...
ağladığım zamanlar da...
her ne kadar tanıdık bir hikayesi olsa da,
bunun önemini yeniden hatırlamak için izlenmeli...

23 Aralık 2008

tek kişilik şehir...



“Aileler artık tek kişilik mi?

Teknoloji yazın üşümemizi, kışın terlememizi mi sağlıyor?

Artık hayat bir takım kurslara gitmekten ibaret mi?

Ekonominin kötüye doğru gittiğini havanın ve suların temizlenmesinden anlayabilir miyiz?

İnsanlar sırf kendi çıkarları için mi intihar ediyor?

Şehirler şehir dışına mı taşınıyor?

Küsmek, kalp ve damar hastalıklarına iyi gelir mi?

Kendimizi en yalnız hissetmediğimiz anlar, yalnız kaldığımız anlar mı?

Kendinize gülebilirsiniz ama kendinizi gıdıklayabilir misiniz?

Kandırılması en kolay canlılar erik ağaçları mı?”


sorularıyla tanıtılan bir oyun izledim devlet tiyatrolarında uzun bir aradan sonra... oyunun adı "tek kişilik şehir"... yer yer bazı diyalogları çok gereksiz bulsam da, genel olarak beni yeterince mutlu eden bir oyundu...



zaman ve mekanın ne olduğu çok belirgin olmasa da, gelecekte bir zamandan bahsettiği az-çok çıkartılabiliyordu... herkesin birbirine yabancılaştığı, internet ve diğer teknolojik ürünlerin hayatımızı tamamen sarıp sarmaladığı, hiçkimsenin ikili duygusal ilişkilerde bulunmadığı ve bulunmayı istemediği (!), sokakları bitkiler ve hayvanların işgal ettiği, herşeyin sadece satılmak için alındığı bir şehir burası... izleyin, görün derim...









Yazan : Behiç Ak

Yöneten : Serhat Nalbantoğlu

Dekor Tasarım: Işın Mumcu

Giysi Tasarım: Işın Mumcu

Işık Tasarımı: Şükrü Kırımoğlu

Asistanlar: Zeki Gürdal Karoğlu, Nilgün Çorağan

Sahne Amiri: Belma Aslangiray

Kondüvit: M. Levent Ünal

Işık Kumanda: Mehmet Nuri Kılavuz

Dekor Sorumlusu: Mehmet Uygur

Aksesuar Sorumlusu: Hüseyin Kutum



Rol Dağılımı:

Cüneyt Mete, Devrim Yakut, Benian Dönmez

Merve Gül, Ercan Uğur, Melih Duran



aldığı ödüller :

-2007 - 2008 Sanat Kurumu En İyi Yönetmen Ödülü

(Serhat Nalbantoğlu)

-2007 - 2008 Sanat Kurumu En İyi Erkek Oyuncu Ödülü

(Cüneyt Mete)

-2007 - 2008 Sanat Kurumu En İyi Kadın Oyuncu Ödülü

(Devrim Yakut)

-2007 - 2008 Sanat Kurumu En İyi Çevre Tasarımı Ödülü

(Işın Mumcu)

-2007 – 2008 Lions Tiyatro Ödülleri, En İyi Kadın Oyuncu

(Devrim Yakut)